Aktivite takip eden akıllı bileklikler gizlilik için tehlike yaratır mı?

Akıllı bileklikler gizlilik için tehdit mi?Son zamanlarda kişisel sağlık ve fitness verilerimizi tutan akıllı bileklikler çok moda. Spor salonunda ağırlık kaldırırken, spinning yaparken, koşu bandında ya da dışarıda normal yürüyüşümüze çıktığımızda tüm sağlığımızı ilgilendiren verileri kaydediyor. Böylece akıllı bileklikler ile, yürüme ya da koşma alışkanlıklarımızdan, yaktığımız kaloriye kadar tüm bilgiler,  kayıt altına alınmış oluyor.

Toplanan kişisel sağlık  verileri üçüncü partilere satılabilir

Amerikalı Senatör Charles E. Schumer, geçtiğimiz haftalarda, FitBit ve ona benzer birçok akıllı bileklik üretici firmalarının,  topladığı bu verileri, potansiyel olarak üçüncü partilere satabileceğini belirtti. İşverenlere, sigorta şirketlerine ve diğer kurumlara kullanıcının isteği ve bilgisi dışında verilen bu veriler, kulanıcıların gizliliği için bir kabusa dönüşebilir.

Tüm sağlık verilerimiz aktivite takip eden akıllı bilekliklerde

Çünkü bu cihazlar, her gün attığımız adım, uyku şeklimiz, yaktığımız kaloriler, GPS lokasyonumuz gibi sağlığımızla ilgili hayli kişisel ve çok önemli bilgiler topluyor.  Kullanıcılar aynı zamanda tansiyon, kilo ve diğer birçok bilgisini de kendileri bu bilekliklere ekliyorlar. Tüm bu kaydedilen veriler internet üzerinden sunuculara yüklenip analiz edildikten sonra kullanıcıya analiz sonuçları gösteriliyor.

Bileklikleri takan kişilerin arzusu dışında, bileklik üreticilerinin bu verileri, üçüncü kişilerle paylaşmasını sınırlayan ya da yasaklayan bir kanun henüz yok. Schumer, bu sebeble Ticaret komisyonunundan, aktivite takibi yapan bu gibi aygıtların ve uygulamaların üreticilerine  açık ve net olarak kişisel verilerin üçüncü partilerle paylaşılmasını istemiyorum seçeneği koymaları konusunda uyarmalarını istedi.

Herkes bu bileklikleri kullanmaya başladı. Bu bir yandan iyi birşey, demek ki insanlar sağlıklarını önemsiyorlar, daha sağlıklı bir yaşam için teknolojinin nimetlerinden faydalanıyorlar. Gerçekten bu gibi cihazlar bir insanın yaşam kalitesini yükseltmek için kullanıldığında oldukça faydalı olabilir.
Ancak kullanıcıların haklarını koruyan yasal bir düzenleme olmaması, toplanan bilgilerin üretici firmalar tarafından gizliliğinin garantiye alınıp alınmadığı sorusunu akla getiriyor.

Örneğin Finlandiyalı bir firmanın ürünü Polar Flow , gizliliği de dikkate alarak, açık bir şekilde kullanım sözleşmesinde kesinlikle kişisel verileri, reklam ya da farklı ticari amaçlı satmayacaklarını taahüt ediyor.

2013 Eylül ayında FDA tarafından, mobil çalışan medikal uygulamalarda gizliliğin nasıl korunacağı konusunda bilgiler veren kılavuzlar dağıtılmıştı. Malesef bu kılavuzlarda açık kapılar bulunmakta, çünkü bu kılavuzlar, sadece bir hastalığın teşhis, iyileştirme, tedavisi gibi amaçlara yönelik uygulamaları kapsıyor. HIPAA tarafından belirlenmiş, güvenli bir gizlilik sözleşmesi olmadan, bu gibi aktivite takip eden aygıtlardan toplanan sağlık bilgileri sigortacılara, işverenlere ve diğer üçüncü partilere satılabilir.